Çığır açan yeni bir çalışmada araştırmacılar, yaşlanmış hücreleri daha genç bir duruma döndürmek için kimyasal bileşikler kullanan "kimyasal yeniden programlamanın" potansiyelini incelediler.
Yöntemler:
Araştırma, hücresel yaşlanmada epigenetik bilgi kaybının (DNA dizisinin kendisiyle ilgili olmayan değişiklikler) rolüne odaklandı. Araştırmacılar hücrelerin yaşını incelemek için iki yeni yöntem geliştirdi:
- Transkripsiyona dayalı yaşlanma saati: Bu yöntem, yaşlanmayla ilişkili belirli genlerin ekspresyon düzeylerini ölçer.
- Nükleositoplazmik test (NCC): Bu test, yaşla birlikte ters giden bir süreç olan hücre çekirdeği (çekirdek) ve sitoplazma arasındaki materyallerin bölümlendirilmesini test eder.
Bulgular:
İki yeni yöntemi kullanan araştırmacılar, hücresel yaşlanma sürecini tersine çevirebilecek altı farklı kimyasal kokteyli tanımlamayı başardılar.
Bu kokteyller, eski hücrelerin normal işlev ve büyümeyle ilgili genleri ifade etmeye geri dönmesine ve genç hücrelerin özelliklerini sergilemesine neden oldu.
Sonuçlar:
Bu keşif, yaşa bağlı çeşitli hastalıklar için yeni ve heyecan verici tedavilerin geliştirilmesine yol açabilir.
Bu yaklaşımın önemli bir avantajı, hücrelerin genetik modifikasyonunu gerektirmemesidir, bu da riskleri ve yan etkileri azaltır.
Yamanaka kokteyl tekniği:
Yamanaka faktörleri olarak da bilinen Yamanaka kokteyli tekniği, 2006 yılında Profesör Shinya Yamanaka tarafından geliştirildi. Bu teknik, cilt benzeri hücreleri (fibroblastları) pluripotent embriyonik kök hücrelere dönüştürebilen dört transkripsiyon faktörüne (Oct4, Sox2, Klf4 ve c-Myc) dayanmaktadır. Bu hücreler vücuttaki her türlü hücreye dönüşme potansiyeline sahiptir.
Yamanaka kokteyl tekniği ile mevcut araştırma arasındaki ilişki:
Mevcut çalışma, Yamanaka kokteyl tekniğine benzer bir yaklaşım kullanıyor ancak transkripsiyon faktörleri yerine kimyasal kokteyller kullanılıyor. Bu kokteyller hücre içindeki farklı yolları etkileyerek hücrenin daha genç bir duruma dönmesine neden olur.
Zorluklar ve riskler:
Ancak bu yaklaşımların zorlukları ve riskleri de yok değil.
En büyük zorluklardan biri Yamanaka faktörlerinin ve kimyasal kokteyllerin kansere yol açabilecek istenmeyen genetik değişikliklere neden olabilmesidir.
Ayrıca bu teknikler insanlarda hala yeterince etkili değil ve güvenli ve etkili tedaviler geliştirmek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç var.
Çalışmanın tamamı: